misafir odası

30/5/2009 - ?

bu kadar büyüleyici olan ne? ben sadece yemek pişiriyorum!
3 okuYorumyazıYorumuzuYorum

25/5/2009 - hedwig ve kızgın çıkıntısı

dünya hala düzken
bulutlar ateşten yapılmış
ve dağlar gökyüzüne uzanmış
bazen daha yüksek
insanlar dünyada takılırken
yuvarlanan koca fıçılar gibi
iki kollu
iki bacaklı
koca kafalarından fırlamış iki yüzlü
çevrelerini izlerken kullandıkları
okurken konuşmalarını sağlayan
ve aşkı bilmelerine engel olan
öncesindeydi aşkın kökeninin
şimdi artık üç cinsiyet var
sırt sırta yapıştırılmış iki adam gibi
ona güneşin çocukları derler
ve şeklen düzgün olanlar
dünyanın çocukları dedikleri
birbirlerine bağlanmış iki kız gibi olanlar
ayın çocukları dedikleri
kaşığın üzerine çatalla ittirilmiş gibi görünen
onlar biraz güneş biraz dünya
biraz kız biraz erkek
şimdi tanrı biraz kızgın
gücümüze ve meydan okuyuşumuza
ve Thor dedi ki
çekicimle hepsini öldüreceğim
tıpkı devleri öldürdüğüm gibi
ama Zeus dedi ki
hayır, bırak ben yapayım
yıldırımlarımı makas gibi kullanayım
tıpkı balinaların bacaklarını kestiğim zamanki gibi
dinozorları kertenkelelere böldüğüm gibi
ve birkaç parça aldı
bir kahkaha attı ve dedi ki
onları boydan ikiye böleceğim
tam ortadan ikiye
ve fırtına bulutları toplandılar tepeye
koca ateş topları
gökyüzünden üzerimize
bıçağın parlayan keskin yüzü gibi
böldüler etlerimizi ikiye
güneşin çocuklarını
ayın ve dünyanın çocuklarını
ve bir Hindu tanrısı
yaramızı dikip bir delik yaptı göbek deliğimizi
ödediğimiz  bedeli hep hatırlayalım diye
ve Osiris, Nil tanrısı
büyük bir fırtına koparttı
bizi uzaklara fırlatmak için
rüzgar ve yağmur selleriyle
gelgitli dalgalar deniziyle
bizi yıkayıp uzaklara atmak için
ve eğer karşı koyarsak
bizi tekrar ikiye böleceklerdi
işte o zaman tek ayak üzerinde zıplıyor olacaktık
tek gözden dünyaya bakmaya çalışan
beni reddet ve lanetlen
seni son gördüğümde
tam da ikiye bölünmüştük
sen bana bakıyordun
ben de sana
benzer bir şekilde
tanıyamadım seni
çünkü kan vardı yüzünde
benim de gözlerimde
ama ifadene bakarak yemin edebilirim ki
ruhundaki o acı
bendekinin aynısıydı
işte acı bu
kalbi boydan boya bölen
adına aşk dediğimiz
kollarımızı birbirine sarıp
tekrar birbirimize kaynamaya çalıştığımız
işte o an sevişiyorduk
soğuk, karanlık bir geceydi uzun zaman önce
acının avuçlarındayken
işte bu acı hikaye anlatır
nasıl yalnız iki bacaklı yaratıklar olduğumuzu
aşkın kökeninin ifadesi
işte bu aşkın kökeni

0 okuYorumyazıYorumuzuYorum

9/4/2008 - kuru üzüm

KURU ÜZÜM

 

            Topuğu erimiş bir çoraba yapışığım şimdi. Üzerime basan ayak bana bir terliğin içinde tesadüf etseydi kendimi daha emniyette hissederdim. Yapışkanlığımı ten hissetmez, en azından bir süre daha idare ederdim. Şimdi ise koca vücudun tüm ağırlığını çeken bir bölgedeyim. Hangi vücut tenindeki bir yapışkana tahammül eder? Tahammülsüzlük beni ne zaman buradan def eder? Beklemekteyim...

 

Yapışkanlığımın özü tatlılığım olsa da bu tatlılık hangi ayağın umurunda? Yerdeki pislikleri üzerine birleyen eciş bücüş kuru bir şeyim ben... İştahlı bir ağzın dudaklarından yere düşmemle üzümlüğümü yitirdim. Şimdiki sıfatımı da ne kadar hakkettiğimden emin değilim. Zira pislikler arttıkça yapışkanlığım da kalmamakta... Ayak bir süre daha benden rahatsız olmazsa ikinci bir ölüm türü bana karşıdan bakmakta... Pisliğin içinde yok olup gideceğim... 

 

Bir salkımın ucundaki sergi karasıydım önceleri. Her bir tane ayrı telaştaydı. Benim ise rüyam şarap içinde bir damla olmaktı. Bunu düşündükçe keyiflenirdim, keyiflendikçe yuvarlak gergin bedenimi daha da bir gererdim. Güneşe yönelip kalın kabuklarımın ardındaki çekirdeğimi  sergilerdim. Bahar temizliği yapan bir gelinin, içindeki ateşi, kapısı penceresi açık evden, bangır bangır sokağa akıttığı ucuz müziklerle, dikkati üzerine çekmesiydi benimkisi... Şişede minicik bir damla olsam da koca bedenlerde sallantılar oluşturabilmedeki payım hoşuma giderdi. Tıpkı mahallenin içinde küçücük kalan arsız gelinin bangırtılı balkonuna insanların başını çevirip bakması gibi.

 

Kara üzüm

            Kuru üzüm

                        Üzüm

Hüzün

 

            Kara kuru hüzün

 

 

            Kelimeler bazen birbirlerine ne kadar da benziyor değil mi? Beni dalımdan koparıp kurutan kimin eli? Yeşilli bir asma bahçesinden ayrılıp çekmeceli çerez dolabında beklediğim mekan kimin yeri? Kuruyemiş niyetine avuçlanıp yenilirken düşüverdim işte dudağın kenarından. Beden farketse de artık atıverse beni çöpe... Yeşil bir şişeye son gücümle yapışabilirim belki de...

 

 

                                                                                                           

  

 

 

3 okuYorumyazıYorumuzuYorum

<- This Is The End My Friend • Let It Roll Baby Roll ->

Ev Sahibinin Sesi

RUH YIKAMA VE YAĞLAMA MERKEZİ İnsan ne olduğunu sözcüklere dökemez. Onun kendini dile getirebileceği tek alan vardır: "Yalanın dünyası"...


Misafirlerim

niltor
joezombi
kirmizikalem
joone
kupavalesi
ikona
Mahasamatman
OneLastGoodbye
faLse
visne
zeze
TuLuAt
yellowdaisy
seyirevi
CulDeSac
noleafclower
munirozkul
sunchild
ienacktisis
tylerdurden
urakrishna
zupermen
MyFaTaLeRRoR
karnaval
ahha
sivridiller
psycocihan
edessa
rem
alsah
mikroorganizma
AR
sarafin
kancansan
anyone
sharcho
Mara
Celine
tanterosa
cekirge
photoJOE
mimkusu
visnerengi
parantezicihayatlar
nefdii
ATLAS
jaya
Kleopatra81
antiegoidipus
beyazleke
mavigolge
dirhelek
kaybolusculuk
TheLostHighway
trea
ile
tukan
siyahceketimincebi
nilgunkalelicicek
uspermayro
turgutuyar
beyazatliprens
elysium
Banshee
enverbehim
kleonis
gercekblogcular
hvaris
muskemtem
aksitabraxas

..............

..............

..............

..............

"..."